Milli Mücadele Sonrası

MİLLİ MÜCADELE SONRASI NE DEĞİŞTİ

Her Türk filminde olduğu gibi mutlu sona ulaşmak burada da kolay olmaz. Balkan savaşı, seferberlik, derken kurtuluş mücadelesi.. Fransız işgalciler ve Ermeni kasapları gitti, mücadele de bitti. Ancak mutlu sona yine erişemedik. Soydaşlarımızın yarısı Misaki Milli sınırları dışında kaldı. Hatay’ın Anavatana katılmasıyla yüreğimizin bir parçasıyla tekrar kavuşacağımız günleri bekliyorduk. Yine mutluluğumuz boğazımıza tıkandı kaldı.

Hassa’da Milli mücadele bitti. Osmanlı zamanında bey olanlar şimdi de Tek parti düzeninin beyi olarak yine beyliklerine devam ettiler.Yine beylerle Hassa halkının mücadelesi devam etti. Milli Mücadele yıllarının kahraman mücahitlerinden bazıları Hassa’yı terk ederek Dörtyol, Islahiye, Maraş, Kırıkhan başta olmak üzere çeşitli yerlere giderek Hassadan ayrıldılar.

1932’de dinde reform çalışmaları kapsamında başlatılan Türkçe ezan Hatay’da da ciddi münakaşalara sebep oldu. Türkiye’deki siyasi iradenin estiği yönde hareket etmek istemeyenler, Hatay’ın Anavatan’a katılma sürecinin başladığı 1938—1939 arasında Suriye tarafına geçti.

Milli mücadele sırasında önemli varlık gösteren fakat devrim kanunlarının tebliği ve uygulanması konusunda endişeli olan Türk aileler, her şeye rağmen vatan toprağını terk etmedi. Nihayet, 1950’ye kadar sürecek olan Türkçe ezan okuma zorunluluğu başladı. Şapka Kanunu’nun uygulanması için cebre başvuruldu. Bazı bölgelerde işin ölçüsü kaçtı. Devrim kanunlarına karşı yapılan en küçük bir muhalefet bile vatan hainliği ile eş tutuldu.

Tek Parti döneminin Hatay’daki baskıları artınca; güneye zorunlu göç başladı. Devlete karşı itaatte kusur etmeyen saygın aileler, Türkiye’ye küsüp Suriye’nin yolunu tuttu. ‘Zorunlu göç’, 1947, 1948, 1949 yılları arasında kitleselleşti. Hassa’nın Küreci, Söğüt, Akbez, Aktepe köyü büyük ölçüde boşaldı. Malını, mülkünü, geçmişini bırakan Hassalı Türkler, bir gün geri dönmek umuduyla Suriye’ye gitti.

Göç, Türkiye’deki iktidar değişikliğine rağmen 1960’lara kadar sürdü. Menderes zamanında da uygulama düzeltilemedi. Sürgün Türkler, günün birinde Türkiye’ye yeniden geleceklerini hayal ederek, yıllardır geçici oturum izniyle hayatını sürdürürken, devlet, Suriye’ye gidenleri kara listeye aldı.”vatansız” kaldılar.
Suriye’de yaşayan Türkler, ilk kez Özal’lı yıllarda, tek parti döneminden kalma korkularından sıyrılıp, Türkiye’ye gelmeyi düşündüler. Türkiye’de gerçekten inanç özgürlüğü olduğuna inanabildiler. Hâlâ inanamayanlar da var.Özal’la birlikte Türkiye’ye daha fazla özgürlük geldiğine inananlar hemen harekete geçerek resmi başvurular yaptı ancak sonuç alınamadı. Türklerin eve dönüş planı bu sefer de devletin Güney Türkleri projesiyle çakıştı.
Aradan geçen 60 yılda Suriye’de unutulan Hataylı Türklerin, yüreklerindeki Türkiye sevgisi silinmedi. Ülkemizde uygulanan ve insanlarımızı mutsuz eden çağ dışı uygulamalar bile Vatan sevgimizi silemedi. Dış güçlerin Milli Birliğimiz üzerine oynadığı oyunlar ve harcadığı Dolarlar bile geleceğe olan inancımızı yıkamadı.

Dışarıda kalanlar mutsuz içerdekiler mutsuz fakat umutsuz değil.. Belki bir gün diyerek umutla..

Ali COŞKUNER