İlk Kurşun

30.10.1918′de Mondros Mütarekesinin imzalanmasından sonraki başkaldırıya “Milli Mücadele” denmektedir. Bu dönemin ilk kurşununu da bir Hassalı atmıştır.

İlk Kurşun olayına Hassa’da sahip çıkılmamaktadır. Oysa Kadir ASLAN beyle Dörtyol caddelerinde yürürken (Mahmut ZEYTUN da yanımızdaydı) yanımıza yaklaşan bir kişi Milli Mücadeledeki ilk kurşunu atan Mehmet KARA’nın ısrarla Hassalı olduğunu vurguladı. İlk kurşun olayının meydana gelişinin Tiyek köyünden başladığını Kadir ASLAN’ın kitabının 22 ve 23. sayfalarından okuyabilirsiniz.

11 Aralık 1918 tarihinde Fransızlar Dörtyol’u işgal edince Ömer Hoca oğlu Mehmet, eski vatanı olan Tiyek köyüne gitmişti. Yanındaki komşuya işgal kuvvetlerinden iki Ermeni erkeği ile bir Ermeni kadını gelmişlerdi.Kadın Ermenilerin Adana’dan sürüldükleri sırada verdiği bir keçinin yerine bir sürü istiyordu. Hiç söz dinlemeden adamın bütün hayvanlarını sürüp götürdüler. İki gün sonra tekrar gelerek, aynı insandan zorla para almağa uğraştılar. Bunları gören Mehmet dayanamadı. Kardeşi Ahmet’le birlikte Ermenilere temiz bir dayak attılar. Dağa kaçtılar. Az bir zaman sonra birkaç arkadaşı ile birleştiler. Ailelerini Nur Dağlarının kuytu bir yerine bırakmışlardı.

“Geceleyin işgal mevkiine doğru yola koyuldular. Hösem Dede mevkiinde silah sesleri duymaya başladılar. Gizlice yanaştılar. Ermeniler, Türk kadınlarını bir eve doldurmuşlardı. Bu arada köylüden birkaç kişi de çeteye iltihak etmişti. Ermeniler az bir direnme sonucu kadınları bırakarak kaçtılar. Tepelerin üzerine kadar takip sürdü. Orada bir duvarı siper ederek geceyi geçirdiler. Ertesi gün, Fransız subayların idaresinde bir Ermeni taburunun 50 metre kadar yaklaşmasını beklediler. Kara Mehmet çavuşun ateşiyle çatışma başladı. 19 Aralık 1918 tarihindeki, üç saatlik çarpışmalar sonunda 15 işgalci öldürülmüş ve 80 mavzer ele geçirilmiştir.” Hassalı (Tiyekli ) olduğu bilinen Kara Mehmet çavuşun attığı bu kurşunlar Milli Mücadele’nin ilk kurşunudur.

15 Eylül 1919 Anlaşması ile İngilizler çekilir, meydan Fransızlara kalır. Bundan sonra da Ermenilerin Türk ahaliye zulmü iyice artar. Halkın silahlanması ile Dörtyol’da hükumet konağı etrafına sıkışıp kalan Ermeniler, durumlarının kötüye gittiğini görerek Akbez Manastırı’na toplanırlar.

Ali COŞKUNER