Hassa’nın Kuruluşu

HASSA’NIN KURULUŞU

HASSA’NIN KURULMASININ KOZANOĞLU VE İNGİLİZLERLE OLAN İLGİSİ

Kırım savaşı (1853) esnasında her taraftan askerler toplanıp gönderildiği sırada, “Acaba Kozanoğlu da savaşa gönderilebilir mi?” diye konuşuluyordu. O zaman İngiliz baş tercümanı olan Pizani, Reşid Paşa’ya gelip “eğer teminat verirseniz Biz Kozanoğlu’nu muharebeye sevk ederiz” demiş. Reşid Paşa bundan ürküp: “Kozan bir müddet daha bu hal üzere giderse oraya ecnebi eli girer ve kozan da, bir ayrı hükumet şeklini alır. Şu halde Kozan’da şimdiye kadar Devlet emirleri geçerli olmamış ise de, yabancı devletlerce tanınmış bir hükumet değildir. Fakat ecnebi müdahalesine maruz olur ise, O da başımıza bir bela olur. Şimdi sırası değil, lakin ileride Kozan’ı taht-ı zapt u rapta (disiplin altına) almalıyız” der. (A.C.Paşa.Maruzat-Sayfa 113).

Kırım Savaşı sona ermişti(1856). Kozan hakkında Reşit Paşa’nın fikirleri hatırlardan çıkmamıştır. Gâvurdağı da eskiden beri isyan halindedir ve bu esnada önemi çok artmıştır. Karşı tarafında Kürt dağı da Ona benzer bir hale geldi.Akçadağ(Malatya) serkeşi haldedir. Dersim ise eşkıya yuvasıdır. Etraftaki caniler oraya sığınarak ceza pençesinden kurtuluyorlar.Bu dağlar sebebiyle bir çok aşiretler dahi isyan halinde başıbozuk dolaşıyorlar. (A.C.P. Sy.115) Kozan’a komşu Maraş’a bağlı bir küçük Zeytun nahiyesi de isyanda ve ahalisi Ermeni olduğu için Fransa imparatoru onları sahipleniyor.(Sy. 116)

FIRKA-I ISLAHİYYE’NİN KURULUŞ SEBEBİ

Kozan ve çevresi üzerine gönderilecek ordu kurulmaya başlandı. İsyancıları düzeltmek amacıyla kurulduğu için adını da Fırka-ı Islahiyye koydular.
FIRKANIN KURULUŞU

Kumandanlığa İbrahim Derviş Paşa, komiserliğe(mülki amirliğe) ise Ahmet Cevdet Paşa getirildi. Derviş Paşa, çoğunluğu Zeybek ve gerisini Arnavutlardan oluşan 7 tabur asker seçti ki tamamı son model silahlarla donanımlı idi.

Hassa 2. süvari alayı da kaymakam Gedik Ali bey(paşa) kumandasında Fırkaya katıldı.

Kurmay subaylar, erkan-ı harbiyyenin en seçme zabıtlarındandı. Bunlar arasında Binbaşı Ahmet Muhtar efendi(paşa) de bulunuyordu.

Girid’den, Halep, Maraş ve Adana’dan da birer tabur katıldı. Toplam 11 tabur piyade ve 1 alay süvariden oluşuyordu.Ayrıca Kurd İsmail paşa da 1 alay süvari ve 4 tabur piyade ile Sivas tarafından Kozan’ın doğusuna hareket etti. Mirliva Hasan paşa, Payas’ta hazır olacaktı. Gürcü beylerinden Mirimiran Arslan paşa 200 Gürcü ve Çerkez atlılarıyla ve Kürd beylerinden meşhur Eleşkirtli Mehmed bey 300 kadar Kürd atlısıyla Maraş’a doğru gelmek üzere idiler. 5 kıta dağ topu vardı.

NURDAĞLARI(GÂVURDAĞLARI) TARAFLARINDA DURUM

Maraş-Kırıkhan arasındaki vadide aşiretler gezip dolaşmakla birlikte yolcular için uygun değildi. Bu yol, Fırka gelene kadar 15-16 yıl kapalı kalmıştır.

Türkmen aşiretlerinden Reyhaniyye aşireti Amik ovasında, Delikanli ve Çelikanlı namındaki Kürd aşiretleri Dumdum ovasında kışlarlardı. Nurdağlarının batı tarafında Üzeyr(Payas) Sancağı Ceyhan nehrine kadar uzanır. Tecirli ve Cerid namındaki Türkmen aşiretleri de Payas sancağına bağlıydı. Bu sayılan aşiretlerin tamamı da yazın Maraş üzerinden geçerek Uzunyayla plâtosuna giderlerdi. Böylece aşiretlerin hepsi, senede 2 defa Maraş’tan geçerlerdi.

Bu geliş-gidişlerde güzergâh üzerindeki ekili yerler zarar görürdü. Özellikle Çelikanlı ve Tecirli eşkiyası soygun ve gasp olaylarına kalkışırlardı.

Nurdağlarının Doğu tarafında Ekbaz, Tiyek ve Hacılar nahiyeleri vardır. Ulaşlıdan Kapulu isimli bir küçük oymak Tiyek nahiyesine bağlı olup yazın Tiyekliler yazın yaylamak için Kapulu yaylasına çıkarlar.

Hacılar nahiyesi Amik ovası ve Beylan(Belen) nahiyesi ile hem sınırdır. Hacılara bağlı Karafakılı aşireti dağın zirvesinde yerleşmiş olup Ulaşlılar gibi vahşi ve serkeşdirler.

Bu 3 nahiye de Çobanoğullarından oluşan yerli Türk beyleri hükumet ederlerdi. Üçü de Maraş’a bağlı ise de araya asi Kürd (Ekintili, Kürd bahçesi, Hanağzı, Çerçili ve Kerkütlü) nahiyeleri girmiş olduğundan Maraş zaptiyeleri serbestçe gidip-gelemezdi. Yani buralarda Maraş mutasarrıfının emirleri geçmezdi.

Beyler arasındaki müdürlük çekişmesi yüzünden Tiyekli Mehmet bey, müdürlüğünü tanımayan Hacılarlı Paşo beye karşı savaşa kalkışmıştı. Bundan dolayı Hacılarlılar Maraş tarafına geçemedikleri gibi Mehmet beyin adamları da Amik Ovasına gidemezlerdi.

İSYAN HALİ

Kozan gibi Nurdağları da isyan halindeydi. Buralarda Kozanoğullarının hükumetlikleri geçerli idi. Nurdağları ise küçük küçük beyliklere ve ağalıklara bölünmüş olarak ahalisi haydut ve eşkıya sürüleri idi.

Payas sancağında öteden beri Küçük Alioğulları zorbalık yaparak hac yolu olan Payas caddesini muhafaza ederler ve yolculardan, hatta hacı öncülerinden bile vergi(bac/pac) alırlardı. Devletin emirlerine pek itaat etmezlerdi.

Ulaşlı aşiretleri dağın zirvesinde ve gayet sarp yerlerde sakin olup 4 ağalığa ayrılmış idi: -Karayiğitoğlu, -Kaypakoğlu, -Çend(ik)oğlu, -Ali Bekiroğlu.

Kürd dağında Deli Halil zorba ve hakim olup Kilis kasabasına kadar olan köyler hep onun hükmü altında idi. Kilis’te de istediğini hapsettirir, dilediğini de serbest bıraktırırdı. Kürd dağının Maraş tarafında olan Keferdiz hahiyesi Maraş’a bağlı ise de Deli Halil, burada da emirlerini yaptırırdı.

Çerçili haydut ve eşkiya yatağı, gasp ve çalıntı malların pazar yeridir. Çerçilinin atlı haydutları ara sıra Ayntab ve Maraş yollarına saldırarak kan dökerlerdi.

İSYAN ÖZETİ

Payas’tan Kilis’e ve Belen’den Maraş’a kadar olan yerler hep isyan ve ihtilal halinde idi. Ulaşlı eşkiyası ise haydutluğu kendilerine meslek edinip Payas tarafına inip yolcuları soyarlardı. Osmanlı Hükumetince buralardan yeterince bilgi alınmayıp ancak Payas üzeri hac yolu olduğundan oraya güvenlik açısından bakılır ve Surre-i Hümâyûn(Hac zamanında Osmanlı padişahı tarafından fakir ve muhtaçlara dağıtılması için Mekke ve Medineye her yıl gönderilen para,v.s şeyler.) Adana’dan 1000 kadar atlı ile Beylan’a gönderilirdi. Yakın zamanda Gâvurdağı eşkiyası Payas’a varmadan önce Burnaz Köprüsü mevkiinde Surre-i Hümayûnu alıp gasp etmişlerdi. Bundan dolayı Fuad Paşa, Sure-i Hümayûnu denizden Beyrut’a ve oradan da Şam’a göndermeyi usul kabul etmişti.

Araştırma göreviyle Halep’e kadar gelen Kabûli Paşa’nın eksik ve yanlış bilgi toplaması sonucu Mısdık Paşa, çoluk çocuğuyla İstanbul’a gönderildi.

Mısdık Paşa’nın büyük oğlu Dede bey, dağa kaçar ve Ali Bekiroğlu Ali ağaya sığınıp isyana kalkışarak ara sıra bir gurup eşkıya ile aşağı inerek etrafa sarkıntılık eder oldu. Ulaşlı eşkıyası ise bu ihtilal halini fırsat bilerek sahillere ve Çukurova’ya inerek haydutluğa koyuldular. Bundan sonra da Payas yolu tamamen kapandı. Hatta Payas’taki tabur bile mahsur kaldı. Gâvurdağı eşkıyası, İskenderun’dan Beylan’a ve oradan Halep’e giden yollara kadar saldırır oldular. Mısdık Paşa sanki Gâvurdağı eşkıyasının önünde bir perde imiş ki; O kaldırıldığı gibi Ulaşlı eşkıyası meydana çıkıp her tarafa kötülük akıttılar.

Daha önce, Halep valisi tarafından Deli Halil ele geçirilip Edirne’ye kovulmuştu. Bu esnada Edirne’den kaçarak Kürd dağına gelerek serkeşliğini arttırmış olmasından, Gâvurdağının doğu yakasındaki isyan ve ihtilalin 2 kat arttığına dayanan Halep’ten feryad-imdat istenmekte idi.

Bu sırada Gâvurdağı ağalarından bazılarının yabancılar ile karışarak savaşa başlamış oldukları haberleri bile ulaştırıldı.

FIRKANIN İSKENDERUN’A GELİŞİ

20 Mayıs 1865’te İstanbul’dan hareket ederek 28 Mayıs 1865 tarihinde İskenderun’a gelindi. İskenderun’a 3-4 km uzaklıkta ve Belen tarafında ordugâh kuruldu. Bir gün sonra Girid’den vapur ile bir tabur asker daha geldi.

GENEL AF İLANI

Genel af beyannameleri yayınlanmış, Mısdık Paşa oğlu Dede beye de bundan faydalanması için özel olarak haber gönderilmiş ise de O, sonuna kadar savunma yapacağı cevabını vermiştir. Ali Bekiroğlu Ali ağaya sığınmış, kabile ve aşiretlerin geçerli usulleri üzerine kendilerine sığınanı korumaya mecbur olmuştur.

HAREKAT PLÂNI

Çeşitli malumat ve görüşmelerden sonra Kürd dağı ve Gâvurdağı arasına girip iki isyan gurubu birbirinden ayırılacak ve Ulaşlı dağlarına çıkılacak bir yol aranmak üzere Amik Ovası- Maraş çöküntü alanına hareket edilmesine karar verildi. Fakat bu alanda kılavuzluk edecek ve yeterli bilgi verebilecek insanlara ihtiyaç vardı.

Reyhaniyye boy beyi Mürseloğlu Mustafa bey(sonradan Mirimiran olan Mustafa Şevki paşa), Hacılar beyi Paşo beyle beraber geldiler. Böylece gerekli kılavuz bulunmuştu. İsyan bölgesine girişte ilk konaklama yeri hacılar nahiyesinin bir kenarı olacaktı. Paşo beyin, can düşmanı Tiyekli Mehmet beye rağmen Fırkaya güzel hizmet edeceği anlaşılmıştı.

Çok geçmeden, Mehmet bey de Hacılar tehlikesine(Mehmet beyin can düşmanları gördükleri yerde idam edeceklerdi) rağmen Reyhaniyye aşireti idarecilerinden birinin himayesinde olarak İskenderundaki ordugâha geldi. Böylece Reyhaniyye aşireti, Hacılar, Tiyek ve Ekbaz nahiyeleri de Fırkaya dahil oldular. Paşo ve Mehmet beyler asakir-i şahaneye zahire ve diğer levazım tedarik etmek için yerlerine gönderildiler. Mustafa beye ise Amik Ovası-Maraş çukurluğunun emniyeti vazifesi verildi.

Antakya ahalisi, Gâvurdağı eşkıyasından bezmiş olduğundan iftiharla hizmet için Antakya ileri gelenlerince nakliye hayvanı tedarik ettiler.

HAREKAT BAŞLIYOR

Birkaç gün kendilerine çekidüzen veren askerler Belen’e çıkıp, oradan Amik Ovasına indi. Hacılar ile Leçe arasında Kargılı mevkiinde ordu kuruldu. Dönüş yolu emniyeti için burada bir köy oluşturulmasına karar verildi. Hemen Hacılar nahiyesinden 30 ev indirilerek iskan edildi. Harekatın en önemli safhası Hassa’da yapılacaklar olacaktır.

HASSA’NIN KURULUŞU

Tiyek önünde İncesu mevkiinde ordu kuruldu. Hacılar, Tiyek ve Ekbaz beyleri buraya gelerek itaat arz eylediler. Burada hemen bir kışla binası yapımına başlandı. Hacılar, Tiyek ve Ekbaz nahiyeleri birleştirilerek kaza yapıldı.Yeni teşkil olunan kaza merkezi olmak üzere, kışla yanında birkaç 100 hanelik bir kasaba inşasına da başlandı. Fakat Fuat paşa azl olunup yerine Büyük Rüşdi paşanın Sadrazam olmasıyla ıslahat harcamaları kısıtlanmıştır. Bir süre sonra Rüşdi paşa azl ile yerine Âli paşa Sadrazam ve Fuat paşa hariciye nazırı oldu. Böylece kısıtlama kaldırıldı.

3 nahiyenin nüfus miktarına göre her birinin hissesine düşen evler ayrılıp indirilerek Kasabada 3 mahalle oluşturulması için ilgililere emir verildi.

Hassa kazasının her köyünde usulünce muhtarlar seçildi. 3 nahiyenin ileri gelenlerinden birer, Ermenilerden de bir (toplam 4) azadan oluşan bir kaza meclisi oluşturuldu. Yeterli miktarda zaptiye askeri tertip olundu. Bir kaza müdürü tayin edilip, bir de nâib(vekil) gönderilmesi için İstanbul’a bir teklif yazısı yazıldı.

Hızlı bir şekilde 3 nahiyenin nüfusu sayılarak yaş gurupları ayrılmaksızın baba vesair akrabaları ile beraber Haziranın evâilinde(başlarında) ordugâha getirilip kuraları çekildi. Fakat Hacılar nahiyesinin dağ başında yerleşik Karafakılı aşireti yerlerinin sarplığına güvenerek, kura davetine icabet etmeyip, Paşo bey de aciz kalınca Miralay İbrahim bey kumandasıyla geceleyin sevk edilen birkaç tabur piyade asakir-i şahane(Hassa askerleri) Karafakılı aşiretinin bulunduğu dağın tepesine çıktı. Burası ordugâha 8 saatlik uzaklıktaydı. Sabahleyin aniden aşireti basarak ekserisini alarak ordugâha götürdüklerinde henüz akşam olmamıştı. Getirilenlerden askerlik çağına girenler ayırılıp, diğerlerine kura çektirildi.