Kayıp Şehir

Hassa Leçesinin altında bir şehir mi yatmaktadır? Bu sorunun cevabını araştırdığımızda sonuç olarak kocaman bir evet çıkabilir.Gülpınar Köyü Küçükger Mahallesindeki Abdullah KÜÇÜK’ün bahçesinde bulunan Helenistik Döneme ait ve üzerinde hayvan ve insan figürleri bulunan mozaikler bize bunu anlatıyor. Ayrıca Leçe çevresinde bulunup tarih kaçakçıları tarafından kaçırıldığı söylentisi yayılan daha başka eserler de bu görüşümüzü desteklemektedir.

Türkiye’nin Pompeii’si mi : Tahminimizce Karasu kenarındaki Roma şehri, nehrin tabanından çıkan lavlarla kaplanmıştır. Bu olaydan sonra Karasu, yatağını doğuya kaydırmış, Leçenin batısında ise Hopur çayı oluşmuştur. Gülpınar’ın Küçükger mahallesindeki Mozaiklerin bulunduğu yerdeki evin sahibiyle görüşemedik. Burada işlenerek duvar taşı haline getirilmiş 2. ve 3. jeolojik zamana ait volkanik taşlar gördük. Bunlardan birincisi yeşil renkli ve içerisinde sığ denizlerde yaşayan canlılara ait kabuklar bulunuyordu. Diğeri ise sünger gibi delikli siyah renkli taşlardı.İçlerinde denizel canlı bulunmamaktadır. Bu taşlar Hassa Leçesini oluşturan son lavlara göre daha sağlam, daha az fakat büyük gözeneklidir. Daha fazla gözeneği bulunan Leçe taşlarından işlenmiş olanını göremedik. Bu durum Yukarıdaki tahminlerimizi güçlendirmektedir. Ancak kesin olarak ispat etmeye yetmemektedir.

Hassa Leçesi
Hassa Leçesi

Bulunan mozaik eserlerinin sapasağlam olması dikkatimizi çekmiştir. Bu durumun sebebi şu olsa gerekir: Buradaki yerleşme aniden yok olmuştur. Eğer normal şartlar altında burası terkedilmiş olsaydı bu mozaik eserlerinin yıpranmış olması, ya da Antakya’daki müzedekiler gibi eksik olmaları gerekirdi.

Korelasyon çalışmalarımız yarım kalmıştır.

Yukarıda belirtilen konuların araştırılması temel dileğimizdir. Bu yapılarak Hassa’nın turizmdeki gerçek yerini alacağı kanaatindeyiz.